-
1 not
(-den) not almak sich (D) Notizen machen (von D); eine (z.B. gute) Note bekommen (in D);not atmak eine Arbeit benoten;-e not bırakmak eine Nachricht hinterlassen (z.B. auf dem Anrufbeantworter);not defteri Notizbuch n;-i not düşmek, -i not etmek notieren A; sich (D) aufschreiben A;not kırmak eine schlechte Note geben;not tutmak schriftlich festhalten (z.B. Rede); mitschreiben;not vermek ein Gutachten abgeben;-e notunu vermek jemandem die verdiente Note geben -
2 not
not s1) Notiz f\not almak Notizen machen\not etmek notieren\not tutmak mitschreibenbirine iyi/kötü \not vermek jdn gut/schlecht benoten3) Anmerkung f\not düşmek anmerken -
3 kaydetmek
vt1) eintragen (-e in), registrierençocuğu okula \kaydetmek das Kind zur Schule anmelden, das Kind einschulen3) ( not etmek) notieren4) ( belirtmek) bemerkenşunu kaydedeyim ki... ich darf bemerken, dass...5) ( başarı) verzeichnengol \kaydetmek Tore erzielen6) hesaba borç \kaydetmek das Konto belasten -
4 baş
baş s\baş döndürücü Schwindel erregend\baş göstermek sich zeigen; ( ortaya çıkmak) auftretenbirini \baş göz etmek ( fam) jdn unter die Haube bringen\baş kaldırmak sich auflehnen (-e gegen), revoltieren (-e gegen); ( isyan etmek) rebellieren (-e gegen)\başım dönüyor mir ist schwindeligbirinin \başına bir hâl gelmek jdm stößt etw zubir şeyden \başını alamamak sich vor etw nicht retten könnenbirinin \başını bağlamak ( fam) jdn unter die Haube bringen\başını taştan taşa çarpmak ( fig) (etw) bitter bereuenbir devletin \başı der Oberhaupt eines Staates\başından beri/itibaren von Anfang an\başından sonuna kadar von Anfang bis Ende\baştan von Anfang an\baştan \başa von Anfang bis Endegelecek haftanın \başında Anfang nächster Wochemayıs \başında Anfang Maiyılın \başında am Anfang des Jahresgeminin \başı bocaya/orsaya kaçıyor der Bug des Schiffes dreht nach Lee/Luv6) (\başbakan) Präsident(in) m(f); (\başhekim) Chef m; (\başmakale) Leit-; (\başmüfettiş) Ober-; (\başsavcı) Ober-, General-; (\başrol) Haupt-7) ( unpers)bir şeye \baş almak für etw Zeit findenbir kimseyle/şeyle \baş edebilmek ( fam) mit jdm/etw fertig werdenbir kimseyle/şeyle \başa çıkmak mit jdm/etw fertig werden\başı belaya girmek ( fam) in Teufels Küche kommen\başı dara düşmek in Not geraten\başımla beraber! ( seve seve) gern(e) !; ( memnuniyetle) mit Vergnügen!\başın sağ olsun! mein aufrichtiges Beileid!birinin \başına bir şey gelmek jdm etw passierenbirinin \başını belaya sokmak ( fam) jdn in Teufels Küche bringendün \başıma bir şey geldi gestern ist mir etw passiert -
5 bela
bela [-laː] Unglück n; Unheil n; Strafe f, Heimsuchung f;b-nin başına bela açmak jemandem große Unannehmlichkeiten bereiten;bela çıkarmak Streit anfangen, Unheil stiften;bş-i b-nin başına bela etmek jemandem etwas aufhalsen;-e bela okumak verfluchen A;namus belasına wegen des guten Rufes;belaya çatmak oder belayı bulmak in Not geraten;belayı gör ki zu allem Übel; -
6 muhtaç
-e muhtaç etmek jemanden veranlassen, das Nötige zu besorgen;-e muhtaç olmak brauchen A, nötig haben A, bedürfen G;tamire muhtaç reparaturbedürftig -
7 yasak
yasak bölge Sperrgebiet n;yasak edilme Verbot n, Untersagung f;yasak etmek v/t verbieten, untersagen;yasak savmak zur Not genügen;yasak yayın verbotene Publikation;durma yasağı Halteverbot n;park yasağı Parkverbot n
См. также в других словарях:
not etmek — not olarak yazmak, kaydetmek Bunu not edin de unutmayın … Çağatay Osmanlı Sözlük
not — is., Fr. note 1) Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı Kitaplardan birinin kenarına bir not yazmışsın. R. N. Güntekin 2) Okullarda öğrencinin dersle ilgili bilgi ve beceri düzeyini göstermek üzere öğretmenlerce verilen sayı, derece 3) mec.… … Çağatay Osmanlı Sözlük
derkenar etmek — bir kitabın sayfalarının veya yazının kenarına not düşmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
kaydetmek — i, e, der, Ar. ḳayd + T. etmek 1) Yazmak, bazı önemli noktaları tespit etmek 2) Herhangi bir şeyi bir yere mal etmek, bir şeyin tarih, numara veya adını bir deftere geçirmek Çocuğu okula kaydetmek. Nüfusa kaydetmek. 3) Hatırlamak için yazmak, not … Çağatay Osmanlı Sözlük
Imadaddin Nasimi — Nesimi redirects here. For places in Azerbaijan, see Nəsimi (disambiguation). This article is about the 14th century Sufi poet. For the 17th century Alevi Shi a poet, see Kul Nesimi. Nasimi statue in Baku, the capital of Azerbaijan ‘Alī ‘Imādu d… … Wikipedia
Deep state — The Deep state (Turkish: derin devlet) is alleged to be a group of influential anti democratic coalitions within the Turkish political system, composed of high level elements within the intelligence services (domestic and foreign), Turkish… … Wikipedia
numara — is., İt. numero 1) Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam Kitap sayfasının numarası. 2) Ölçü Ayakkabısının numarasını gizliyor. 3) Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı 4) Öğrenciye… … Çağatay Osmanlı Sözlük
Meskhetian Turks — Ahıska Türkleri / Meskhetian Turks / Ahısqa Türkləri Total population c. 400,000[1] 500,000[2][3] 629,000[4] … Wikipedia
ezberlemek — i Bir şeyi olduğu gibi akılda tutmak, ezber etmek, hıfzetmek Bunları üşenmeden okuyor, not ediyor hatta ezberliyor, böylelikle kendi kendimi yetiştirdiğime inanıyordum. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük
ifade — is., Ar. ifāde 1) Anlatım Güzel bir ifade. 2) Deyiş, söyleyiş Not ettiklerimi bir ağzın ifadesi şekline sokarak size okutacağım. S. M. Alus 3) Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin bütünü Sakalı yeni çıkmış yüzünde çocukça ifadeler… … Çağatay Osmanlı Sözlük
iyi — sf. 1) İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı Bir aralık iyi fal bildiğimi haremde duyurdum. F. R. Atay 2) Bol, yararlı, kazançlı İyi yağmur yağdı. 3) Çok İyi para kazandı. 4) Uğurlu, hayırlı, iyilik… … Çağatay Osmanlı Sözlük